sanalbasin.com üyesidir
Haber Detayı
25 Ekim 2018 - Perşembe 11:39 Bu haber 783 kez okundu
 
Karataş; Sendikalar siyasete değil, politikalara bakmalıdır
Zonguldak Haberi
Karataş; Sendikalar siyasete değil, politikalara bakmalıdır

 

Ağustos ayında gerçekleştirilen 11. Olağan Kongre ile Belediye-İş Sendikası Zonguldak Şube Başkanlığı’na seçilen Osman Karataş Belediye İş olarak yapılan çalışmalarını değerlendirerek, hedeflerini anlattı.

 

Zonguldak’ta yıllardır varlığını sürdüren Belediye İş’in 1900’e yakın üyesi bulunduğunu belirten Belediye-İş Sendikası Zonguldak Şube Başkanlığı’na seçilen Osman Karataş, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belediyeler şirket kurduktan itibaren şirketlerdeki personelleri de üye yapma işlemlerine de hızla devam ettiklerini belirtti.

 

696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile taşerondan kamuya geçişlerde haksızlıkların olduğunu, bu yasanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini dile getiren Belediye İş Zonguldak Şube Başkanı Osman Karataş, Alternatif Dergisi’nin sorularını yanıtladı.

 

Osman Karataş kimdir. Sendikacılığa ne zaman başladınız. Bu süreçten bahseder misiniz?

 

1983 yılında Zonguldak Belediyesi’ne işçi olarak işbaşı yaptım. Çalışma hayatımın tamamı ana bina olmaksızın belediyenin şantiyelerinde geçti. Sahada çalışan bir elemandım. 1996 yılında arkadaşlarımızın teveccühü ile temsilci oldum. Temsilcilik döneminden sonra 1999 yılında şuandaki Genel Merkez yöneticisi Sayın Nihat Ayçiçek genel sekreterin yönetiminde yönetici olarak göreve başladım. Aynı yıl genel sekreterin genel merkeze gitmesi hasebiyle mali sekreterliğe geldim. 2010 yılına kadar mali sekreter olarak görev yaptım. 2010 yılından 2018 yılına kadar 2 dönem şube başkan yardımcılığı görevini yaptım. 2018 yılında da eski başkanımız Sayın Tahsin Atayan’ın emekliliği tercih etmesi nedeniyle şube başkanı olarak arkadaşlarımızın teveccühü ile başkanlık görevine gelmiş bulunuyorum.

 

Belediye İş Sendikasının yapılandırması nasıldır? Üye sayınız nedir ve çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

 

Taşeron dediğimiz kölelik sistemi 2000’li yıllardan sonra kendini hızla gösterdi. Bu sistem büyüdükten itibaren biz belediyelerde çalışan özellikle bizim iş kolumuz olan kadroluların emekliliği tercih etmesinden dolayı üye sayımızda düşmeler oldu. Bundan sonraki süreçte taşeronlarda örgütlenmeye başladık. Elimizin ve gücümüzün yettiğince işçilerimizi bu konuda bilgilendirerek üye yapmaya gayret ettik. Şu anda 1900’e yakın üyemiz var. Zonguldak’ta Genel hizmet iş kolu olan 20 nolu işkolundaki tüm işçileri kamu, belediyeler, özel sektör olmak üzere örgütlenme çalışmalarımız var. Halen daha devam ediyor. Bu yönde görüşmelerimiz devam ediyor ve edecek. Örgüt bilincini, bir arada olma ve kenetlenme bilincini arkadaşlarımıza aşılamak istiyoruz. Güçlü olan her zaman işveren. Sendikalar zaten bunun için kurulmuş. Bunlarla ilgili arkadaşlarımızı bilgilendirerek sendikalı olmaları yönünde, örgütlü olmaları yönünde çalışmalar yapıyoruz. Bugün itibariyle 1900’e yakın üyemiz var. Bartın ve Zonguldak olmak üzere ki ilde örgütlüyüz. İki ilin içerisinde 22 tane belediyemiz var. 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile belediyeler şirket kurduktan itibaren şirketlerdeki personelleri de üye yapma işlemlerine hızla devam ediyoruz. Ana belediyeler, özellikle Zonguldak Belediyesi bu konuda bir lokomotif oldu. Sayın Başkanımıza da çok teşekkür ediyoruz. Bu konuda hiçbir engel çıkarmadı. Belediyelerde yavaş yavaş örgütlenmeye başladık. Bir sürü belediyelerde örgütlüyüz. Bülent Ecevit Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Devlet Su İşlerinde, Vergi Dairesinde bizim iş kolumuza giren tüm işçi arkadaşlarımızla görüşerek sendikamıza üye yaptık. Halen daha diğer kamu kurumları ve belediyelerimizde çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Amacımız Belediye İş Zonguldak Şubesindeki üye sayısını arttırmak, güçlendirmek. Bu arada devam eden toplu sözleşmelerle ilgili de üyelerimizin mali ve sosyal haklarını daha ileriye götürmek bizim asli görevimiz. Bizde seçildiğimiz günden itibaren bu görev bilinci ile çalışmalarımıza başladık ve devam ediyoruz. Bu şekilde çalışmaya gayret edeceğiz. İnşallah Allah yüzümüzü kara çıkarmaz.

 

Toplu sözleşmelerinizde belediyelerin, kamu kurumlarının veya özel sektörün size en çok zorluk çıkardığı madde ne oluyor. Ekonomik haklarda mı yoksa sosyal haklarda mı size zorluk çıkarılıyor?

 

Kamu idareleri ile şu anda toplu sözleşme pazarlıklarımız yok 696 sayılı kanun hükmünde kararname ile işçileri sendikal ve toplu sözleşme haklarını 2020 yılına kadar bir çerçeve altına aldılar. Burada gerçekten bir haksızlık var.  Yüzde 4’lük enflasyon dilimlerinin altında ezilen taşeron dediğimiz mali ve sosyal haklarını belirleyen çatı sözleşmenin tekrar gözden geçirilerek enflasyona karşı ezilen taşeron dediğimiz yani yeni şirket ve kamuya 4 D ile geçen personelin özlük haklarının yeniden bakanlık tarafından gözden geçirilmesini istiyoruz. Ama esas önceliğimiz sendikalara yetki verilerek toplu sözleşmelerin gerçekleşmesi talebimizdir.

 

15 Temmuz’dan sonra kamudan ihraç edilenler oldu. Üye anlamında bakarsak Belediye İş Sendikasının çok büyük kaybı oldu mu?

 

Öncelikle 15 Temmuz hain darbe girişimi. Bu yapının buralara geleceğini önceden ülkenin belli bir kısmı hissediyordu. Bizler de bunu görüyorduk. Bu konu ile ilgili yetkililerle görüşmelerimiz oldu ama bu kadar büyük olacağını varsaymıyorduk. 15 Temmuz’da gerçekten halkımız bir destan yazdı. Allah’a şükürler olsun ki bunu bertaraf ettik. Ama bundan sonraki süreçte farklı cemaat adı altında devlette yapılanmaya çalışan örgütlerin, cemaatlerin de dikkatle izlenmesi, bunlara imkân verilmemesiyle ilgili devletten de beklentimiz var. Üyelerimizle ilgili olarak, illa üyemiz olması gerekmiyor gerçekten muhalif adı altında ihraç edilen, özellikle KESK’e bağlı arkadaşlarımız, üyelerimizde burada var. Bilmiyorum ne olacak. Bunlarla ilgili dava açamıyorsun, mahkeme yolu kapalı. Bunlarla ilgili süreç inşallah çözüme kavuşur. Yeni kurulan bu konulara bakan mahkemeler bu konuları inşallah bir an önce çözerler. Gerçekten suçu olan, silah sıkanlar cezalarını alsınlar. Bu ülkede bir damla kan akıttıysalar Allah hepsinin cezasını verdin. Ama gerçekten hak hukuk uğruna mücadele eden, haksız yere işlerinden, mesleğinden ihraç edilen arkadaşlarımızın da bir an önce görevlerine dönmeleri en büyük beklentimizdir. Belediyelerimizde birkaç personelimiz oldu. Onlarla ilgili de girişimlerimiz devam ediyor. İşçilerde, memurlarda kanunlar biraz farklı yürüdü. İşçiler çalışarak ücret alıyorlar, dışarda kalan arkadaşlarımız kaldıkları sürelerle ilgili gerekli yasal düzenlemeler inşallah yapılır, eksik olan kısımlar tamamlanır. Şu anda herkes işbaşı yaptı bizde. Öyle bir sıkıntımız yok ama dışarda kalanlar için de gerçekten suçu olanlar bir an önce bunlardan ayrılarak cezalandırılmalı ama hiç suçu olmayan, haksızlığa uğrayanların da bir an evvel görevlerine dönmeleri sendika ve şahıs olarak en büyük beklentim.

 

Toplu sözleşme sürecine gireceksiniz. İşverenlere ve sendikalaşmaktan korkan işçilere neler söylemek istersiniz?

 

Toplu sözleşmelerle ilgili yetkileri bekliyoruz. Yetkilerimiz geldikten sonra öncelikle tabanda biz arkadaşlarımızla taslak çalışmalarımızı yapacağız. Bizim toplu sözleşmelerdeki prensibimiz en alttaki üyenin toplu sözleşme hakkında bilgisi olması ve istenecek hakların neler olduğunu bilerek birlikte taslak hazırlamaları. İdarelerle ilgili bir sıkıntı yaşamıyoruz. Belediyelerle ilgili yıllardır Zonguldak’ta var olmuş ve bundan sonra da var olacak Belediye İş Sendikası olarak büyük sıkıntılar yaşamıyoruz. Bizim işverenden beklentimiz kamu, özel veya resmi kurumlar olsun işçilerin örgütlenmesinden korkmasınlar. Hepsi ile ayrı ayrı uğraşacaklarına, bıraksınlar örgütlü olsunlar sendikaları onların sıkıntılarını dile getirsin. Onlarda işçilerle tek tek ilgilenme sorumluluğundan kurtulsunlar. Fazla bir yükü de yok.

 

Siyasi parti üyesi olup, üyesi bulunduğu siyasi parti adına sendikada çalışmaları yürütmeye kalkan sendikacılar var. Sendikacılıkta siyasete nasıl bakıyorsunuz?

 

Siyasi parti temsilcilerine buradan şunu söylemek istiyorum, lütfen bu işin içine girmeyin, taraf olmayın. İşçiyi özgür iradeleri ile baş başa bırakın. İstedikleri sendikalara üye olsunlar. Sendikaları siyasi partilerin arka bahçesi gibi görmesinler, göstermesinler. Örgütlenirken de kendimizi ifade etmekte zorlanıyoruz. İşçinin ‘Hangi partidensiniz’ sorusuyla karşılaşmak istemiyoruz. Bu anlamda lütfen siyasi partiler kendilerini bir kenara koysunlar. Bağlı bulundukları kurumlarda, idarecilerle ilgili görüşmeler yaparken kendilerini bir kenara çeksinler. Sadece siyasi konularla ilgili politikalar üretmeye devam etsinler. Bu konular sendikacıların işi, öyle kalmaya da devam etsin. Her bireyin olduğu gibi sendikacının da bir siyasi görüşü muhakkak olacak. Ama bu görevi yapıyorsak, görevin gerekliliğini yerine getirmek gerekiyor. Burada siyaset gütmeden, din, dil, etnik köken hiçbirini gütmeden ve siyasi parti kimliğine sığınmadan örgütlenme çalışması yapmak ve benim partimin aldığı yanlış karara yanlış diyebilmenin de yolunu açmak lazım. İdarecilerinde bunu bilmesi en büyük beklentim. Biz siyaset yapmıyoruz, biz politikalara bakıyoruz. Siyasetçiler siyaseti yaparlar, bizler bunları yapacağı politikalara yön vermeye gayret ederiz. Biz emek tarafındayız. Bizim asli görevimiz emek ve çalışma hayatıyla ilgili politikalar üretmek, beklenti ve taleplerimizi sıralamak. Siyasetçiler bununla ilgili kısımlarına baksınlar. Sendikada görev alıp da siyasi kimlikleri itibariyle örgütleşmeye bakarlarsa çalışanın nezdinde sendikaların aşağılara inmesine neden olurlar. Sendikalarda örgütlenme çalışmalarına bu nedenle siyasetin karışmaması gerektiğine inanıyorum ve bunu istiyorum.

 

Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir?

 

Taşeron denen kölelik sistemini hiç kimseye danışmadan, hiçbir STK’nın görüşü alınmadan bir gecede ansısın bir karar aldılar. Burada 900 bine yakın arkadaşımız devletin kadrolarına sürekli 4 D kadrolarına girdiler. Belediyelerde şirket kadrolarına girdiler ve bunların dışında bu kadroları alamayan, yıllarca aynı kurumda hizmet yaptıkları halde güvenlik soruşturmasına takılanlar, çalışma hayatının en verimli döneminde resen emekli edilenler, ihale adından dolayı yüzde 70 engeline takılanlar ki bugün itibariyle bizim 100’e yakın üyemiz kadro alamadı. Bunlar gerçekten mağdurlar. Bunun yanında bazı belediyelerde mevsimlik işçi adı altında, yılın ancak yarısında çalışmasına izin verilenlerin sorunlarının çözülmediği bu sistemin yeniden gözden geçirilerek tüm çalışanların, tüm özlük hakları ile birlikte devletin kendi asli kadroları olması en büyük beklentimiz. 5 ay 29 gün çalışanlar burada en büyük sıkıntıyı yaşayanlar. Kamuda çalışanlarda 9 aya çıkardılar, belediyelerde 5 ay 29 günde tuttular. Burada da bir tezat var. Bunlarda buranın çalışanı, bu ülkenin çalışanı. Aynı yük onlarda da var. Hem işverenlerin elini rahatlatsınlar hem de kamu bu insanları da kenara itmesin. Bu insanlar yılın yarısını çalışarak 7 bin günü tamamlayamazlar. Emekli olmaları mümkün değil. Yüzde 70 adı altında ihaleden dolayı dışarda kalan arkadaşlarımız var. Bunlar nerden bilsin hangi şartlarda ihale yapılmış. Bu yasanın yeniden gözden geçirilmesi gerektiğine inanıyorum ve beklentimiz bu yönde.

Kaynak: Editör: Barış DOĞAN
Etiketler: Karataş;, Sendikalar, siyasete, değil,, politikalara, bakmalıdır,
Yorumlar
Haber Yazılımı